ÖZEL HASTANELERDE YENİ DÖNEM: HEKİMLER ARTIK SGK’LI OLACAK

ÖZEL HASTANELERDE YENİ DÖNEM: HEKİMLER ARTIK SGK’LI OLACAK

31 Ocak 2025 tarihli Yönetmelik Değişikliği Üzerine Hukuki Değerlendirme

  1. Giriş

Özel hastanelerde görev yapan hekimlerin çalışma modeli, 31 Ocak 2025 tarihli ve 32400 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile köklü bir şekilde yeniden yapılandırıldı. Bu değişiklik, özel hastane hekimlerinin 4A kapsamında, SGK’lı işçi statüsünde çalışmasını zorunlu hale getirdi.

Bu yeni düzenleme ile birlikte özel hastanelerde yıllardır uygulanan “şirket kurma – fatura kesme” yönteminin sona ermesi, hekim–hastane ilişkisinin hukuki niteliğinin değişmesi ve istihdam modelinin tamamen yeniden şekillenmesi söz konusu oldu. Bu değişikliği irdelemeden önce üzerinde durulması gereken bir diğer husus, uygulamada sıklıkla rastlanan hekimlerin hizmet alımı yöntemiyle özel sağlık kuruluşlarında görev yapmasına ilişkin sorumluluk meselesidir.

Hekimlerin Hizmet Alımı Yolu İle İş Görmesi

6645 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen Ek 10. madde, özel sağlık hizmeti sunucularında görev yapan hekimlerin sosyal güvenlik statüleri ve bu kurumlarla Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasındaki hizmet ilişkisini düzenlemektedir. Söz konusu düzenleme ile Kurumla sözleşme yapan özel sağlık kuruluşlarında belirli branşlarda fiilen çalışan hekimlerin, doğrudan iş sözleşmesiyle istihdam edilmeksizin fatura karşılığı hizmet sunmaları durumunda da bu hizmetlerin SGK tarafından karşılanabileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak bu uygulama yalnızca SGK’nın belirlediği oran ve şartlar dâhilinde, fiilen hizmet sunan hekimlerle sınırlı tutulmuştur. Ayrıca madde ile birlikte, mesleğini serbest şekilde icra eden veya şirket ortağı sıfatını taşıyan hekimlerin, özel sağlık kuruluşlarında ya da vakıf üniversitelerine bağlı sağlık tesislerinde hizmet sunmaları hâlinde, aksine bir sözleşme hükmü yoksa 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b bendi kapsamında sigortalı sayılacakları düzenlenmiştir. Bununla birlikte, maddenin yürürlüğe girmesinden önce 4/1-a kapsamında çalışan hekimlerin önceki hakları saklı tutulmuş, geriye etkili hak kaybı yaşanmaması teminat altına alınmıştır.

 

Hekimlerin Şirket Kurması

Özel sağlık sektöründe hekim istihdamına ilişkin uygulama biçimleri, hukuki sorumlulukların dağılımı ve taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiler bakımından önemli tartışmalara konu olmaktadır. Uygulamada özel hastanelerin, hekimlerle doğrudan hizmet sözleşmesi kurmaktan kaçınarak hem işçilik alacaklarına ilişkin yükümlülüklerden hem de hastalar tarafından açılabilecek olası malpraktis davalarının sorumluluğundan kurtulmak amacıyla hekimleri kendi adlarına şirket kurmaya yönlendirdikleri görülmektedir. Bu yöntemle hekim ile hastane arasındaki ilişkinin sözleşmesel boyutu zayıflatılmakta ve sorumluluğun doğrudan hekime ait olduğu bir yapı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Nitekim uygulamada, birçok hekimin kendi adına kurduğu tek ortaklı şirketler aracılığıyla özel hastanelere fatura kesmek suretiyle hizmet sunduğu görülmektedir. Bu yöntemle hekimler, işveren-çalışan ilişkisi dışında, serbest meslek erbabı sıfatıyla hizmet sağlayıcı konumunda faaliyet göstermekte; böylece hem özel hastane hem de hekim açısından vergisel ve sigortalılık yönünden farklı bir hukuki yapı oluşturulmaktadır. Zira bu sayede hekimler, özel hastanelerle hizmet alımı esasına dayalı bir ilişki kurabilmek amacıyla, kendi adlarına tek ortaklı anonim veya limited şirketler tesis edebilmekte ve bu şirketler aracılığıyla hizmet sunabilmektedirler. Bu yöntem hem hekimler hem de özel hastaneler açısından daha esnek ve vergisel yönden avantajlı bir işleyişin kapısını aralamaktadır. Ancak hekimlerin fatura karşılığı hizmet sunmaları, ekonomik anlamda bazı avantajlar sağlasa da gerek hukuki gerekse sosyal haklar bakımından önemli dezavantajları da beraberinde getirmektedir. Özellikle özel hastanelerle yapılan hizmet sözleşmelerinde, hekimin hastanede gerçekleştireceği tıbbi müdahalelerden kaynaklanabilecek hata, ihmal veya kusurlar nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlardan doğrudan sorumlu tutulması, ileride ciddi hukuki sorunlara yol açma potansiyeli taşımaktadır. Bunun yanında, serbest meslek erbabı olarak fatura düzenleyen hekimler, İş Kanunu kapsamında sağlanan kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin gibi sosyal haklardan da yararlanamamaktadır. 

30 Ocak 2025 tarihinde R.G.’de yayımlanarak yürürlüğe giren ÖHY, özel sağlık kuruluşlarının işleyişine ilişkin kapsamlı değişiklikler getirmiştir. Denetim süreçlerinden kurumsal yapılanmaya kadar birçok alanı düzenleyen bu yönetmelik, hekimlerin istihdam biçiminde de köklü bir dönüşüm öngörmektedir. Düzenleme ile birlikte, özel hastanelerde görev yapan hekimlerin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaları zorunlu hale getirilmiştir. Bu değişiklik, hekimlerin kendi adlarına şirket kurarak hastanelere hizmet faturası kesmek suretiyle çalışma imkânını ortadan kaldırarak, bordro esaslı istihdam modeline geçişi zorunlu kılmaktadır. Personel standartlarına ve diğer düzenlemelere uyum için 31 Aralık 2025 tarihine kadar süre tanınmıştır. (Geçici Madde 4)

  1. Düzenlemenin Özeti

Yönetmelik değişikliği; özel hastanelerde hekimlerin çalışma yöntemini, istihdam statüsünü ve hastanelerin yükümlülüklerini yeniden belirledi. Buna göre:

  • Özel hastanelerde görev yapan hekimlerin şirket kurarak hizmet faturası kesmesi dönemi sona erdi.
  • Hekimler artık 4A (işçi) statüsünde istihdam edilecek.
  • Hekim–hastane ilişkisi “serbest meslek – hizmet alımı” modeli olmaktan çıktı, iş sözleşmesi ve SGK temel modele dönüştü.
  1. Hekimler İçin Ne Değişti?

Yeni model ile hekimler:

  • Özel hastanelerle tıbbi hizmet sözleşmesi yaparak SGK’lı işçi statüsüne geçti.
  • Mesleki sorumluluk, hasta hakları ve hukuki yükümlülükler artık iş hukuku çerçevesinde değerlendirilir hale geldi.
  • Şirket kurma, fatura kesme, muhasebe ve vergi sorumluluğu ortadan kalktı.
  • İşçi statüsüne geçilmesi ile kusursuz sorumluluk – işverenin sorumluluğu – işçi yükümlülüğü gibi kavramlar hekimler için önem kazandı.
  1. Özel Hastaneler İçin Sonuçlar

Hastaneler açısından yeni model önemli yükümlülükler doğurdu:

  • Yeni tıbbi hizmet sözleşmeleri hızlı şekilde hazırlanmalı ve tüm hekimlerle yeniden imzalanmalı.
  • Hekimlerin SGK işlemleri, prim tahakkukları, vergileri ve bildirimleri artık tamamen hastane tarafından yürütülecek.
  • KVKK yükümlülükleri genişledi; hekimlere özel EK-5 aydınlatma metinleri zorunlu hale geldi.
  • Hekimlerin işçi statüsüne geçmesi, hastanelerin iş hukuku kapsamındaki tüm süreçlerini doğrudan etkiliyor.
  1. Bu Düzenleme Neden Getirildi?

Yönetmelik değişikliğinin temel amacı:

  1. Hastanelerin hekimleri fiilen işçi gibi çalıştırıp karşılığında şirket kurdurup fatura kestirmesi yönündeki uygulamalara son vermek,
  2. Maliyetlerin daha şeffaf hale gelmesini sağlamak,
  3. Vergi ve sigorta süreçlerini standardize ederek hukuki karmaşayı ortadan kaldırmak,
  4. Hem hekim hem de hastane için daha net ve denetlenebilir bir çalışma modeli oluşturmak.
  1. Hukuki Etkiler

Bu değişiklik hem hekimler hem de hastaneler açısından geniş kapsamlı hukuki sonuçlar doğuruyor:

  • İş Hukuku:
    Hekimlerin işçi statüsüne geçmesi; kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla mesai, iş güvencesi gibi tüm iş hukuku haklarının devreye girmesi demektir.
  • Sözleşme Hukuku:
    Hekim–hastane sözleşmelerinin baştan sona tıbbi hizmet sözleşmesi formatında yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
  • Vergi ve Muhasebe:
    Hekimlerin vergi yükümlülüğü azalırken, hastaneler tüm muhasebe süreçlerinden sorumlu hale geliyor.
  • Tıbbi Sorumluluk:
    Hekim–hasta ilişkisi, hekim artık işçi sayıldığı için farklı hukuki değerlendirmelere tabi olabilecek.
    Sorumluluğun kapsamı, işveren sorumluluğu ilkeleri çerçevesinde yeniden yorumlanacak.
  1. Resmî Gazete Bilgileri
  • Tarih: 31 Ocak 2025
  • Sayı: 32400
  • Yönetmelik No: 2020/1030
  • Kaynak: www.resmigazete.gov.tr
  1. Sonuç

Bu düzenleme, Türkiye’de özel hastanelerde çalışan hekimlerin istihdam biçimini köklü şekilde değiştiren bir adımdır. Hem hekimlerin hem de hastanelerin:

  • Sözleşmelerini yeniden düzenlemesi,
  • SGK süreçlerine uyum sağlaması,
  • KVKK metinlerini güncellemesi,
  • Tıbbi sorumluluk, vergi ve iş hukuku süreçlerini yeniden yapılandırması artık zorunludur.

Kanaatimizce, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 2016 yılında yürürlüğe giren Ek 10. maddesinin hâlen yürürlükte olması, fatura karşılığı hizmet sunumu modelinin belirli hekim grupları açısından uygulanabilirliğini koruyabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, normlar hiyerarşisi gereği kanun hükümlerinin yönetmelik hükümlerine üstün olduğu dikkate alınarak, ilgili düzenlemelerin etki ve kapsamının tespiti amacıyla ayrıntılı bir hukuki inceleme yapılmasının gerekli olduğu kanaatindeyiz.

Öztabak Hukuk olarak, hekimlere ve sağlık kuruluşlarına yeni döneme uyum sürecinde sözleşme hazırlama, hukuki danışmanlık ve SGK süreçleri konusunda destek vermekteyiz.

Comments are closed